Pazartesi, Ocak 23

~ Boşuna Yağmurlar ~



Bir dostun acısına…
Biz birbirimizi geçmişte anı olsun diye sevmedik…” En son bunu yazdı kadın ve ‘bir dünya devrildi titreyen çenesinde…’ Ki halen aklının evreninde dönüyordu sesler, sözler; sönmüş yıldızlar gibi bir bir gömülerek… Gittikçe bitmeyen yol gibi gelen acıların sonunu yürüyordu kadın… Gözyaşlarını emen kâğıtta toparladığı harfleri de, tıpkı toplamaya çalıştığı aşkı gibi dağılırken görerek…
Dağınık kalsın” dedi… Rüzgârı kapısını çarptı ardından bir kalbin… Geriye bir aşk boyu yerleştirilen sabır ve sessizlik dolu anılar kaldı…
* * *
Bir sabah uyandığınızda sol yanınızda bir boşluk eşlik edecek size bayım… Ardınız sıra gelen kadının ayak seslerini işitmeyeceksiniz artık… Hani bir gün nasıl olduysa ‘kaçan kovalanır’ diye başladığınız oyun tatlı gelmişti… Sahi neydi böyle davranmanıza sebep; hatırlamayacaksınız… Zamana güveneceksiniz tedirginlikle… “Nasılsa” diyeceksiniz yine… “Gidemez “ diyeceksiniz... “Aklından bile geçirmez…
Sahi size çok âşıktı değil mi? Adınızı söylerken yüzüne bahar gelirdi, hani herkesten daha fazlaydı adınızın anlamı onda; bildiğinizden bile çoktu… Çoğalırdı ve durmadan…  Sizinle kucaklamaya hazır sıkıntıları o çeyiz yapmıştı kendisine şimdiden… İki parmağınızı kavrardı hep elinizi tutarken… Sizin şarkınızdı söylerken ikinci nakaratını kulağınıza eğilip usulca mırıldandığı… Çayı dudak izinizden yudumlardı ve hep gelen iki şekerin biri size biri onaydı.  Tüm soğuk sıyrılıp düşüverirdi bedeninden; sarıldığınızda… Ve siz, dizine başınızı koyduğunuzda “huzur bu işte,” demiştiniz, elinizdeki küçük beyaz elini öperek… “Hiç kimsenin yağmurun bile, böyle küçük elleri yoktu…”
Biri kaybettiğiniz şeyi bulsun istiyorsunuz değil mi? Bakışlarını unuttuğu gözlerinizde arasanız da mı yok? Oysa size aitti bu umursamazlığın doğurduğu çocuk... Pişman mısınız bayım?

Sahi izin verdiniz mi gerçekten gitmesine? Yüreğinin üşümesine razı oldunuz mu? Ya onu başkalarının sevmesine? Uyandığınızda geç mi kalmıştınız “gitme!” demek için, ‘gitme noktasına’ gelen kadına “kal!” diyemediniz mi?’ Yaptığınız hatalar, verip de tutmadığınız sözler, sevgisini acımasızca harcadığınız zamanlar gelip de düğümlenmeyecek mi boğazınıza? Dilediğiniz zaman sarılıp öptüğünüz kadını hiç özlemeyecek misiniz? Karşınıza çıkardığı tüm güzellikleri görmezden gelip hatalarıyla mı avutacaksınız yoksa kendinizi?  Niçin susuyorsunuz!
O yanınızdayken bihaberdiniz geçen zamandan, başkalarına cömertçe harcadığınız vakitlerin kaçını koydunuz yerine geri? Hiç mi? Ne kadarını çaldınız peki ondan; hayatından, hayallerinden, umutlarından? Ne kadarını çaldınız inandıklarından? İnandıklarını aldığınızda ne kalırdı ki bir insandan? Matematiğiniz de mi zayıftı sizin duygularınız gibi…
Yetiyordu hani bir tek gülüşü içinizi ısıtmaya, iki cümle duysanız sesinden; mutluluktan uçan siz değil miydiniz? Hayatınızı dolduran en büyük güzellik değil miydi varlığı? Ne oldu, birden değişti mi bütün bunlar? Yetmedi mi size sunduğu aşk? Başkaları daha mı çok hak ediyordu şimdi kurduğunuz özenli cümleleri… O başı pencere pervazında saatleri yıl yıl yürürken, gözlerini bıraktığı uzaklardan bir türlü gelemeyen siz! Sizi böylesi bekleyen o kadına vicdanınız bu kadar mı sağırdı!
‘Yağmur’ olacaktı kızınızın adı; siz koymuştunuz… Şimdi gökyüzünün gözyaşlarını tutmaya gücünüz var mı?
Vicdanınız mı daraldı yoksa bayım? Hafızanızı mı kaybettiniz? Yüzünüzü kapattıkça küçülüyor mu elleriniz?Hiç bitmeyecek”li cümleleriniz neden küf kokuyor artık? Bu kadar mı yabancıydınız kendinize? Kalbinizin duvarlarında atan sesleri duyuyor musunuz? İzin veridiniz mi gitmesine? Yüreğinin üşümesine razı oldunuz mu? Ya onu başkalarının sevmesine? “Gitme, kal!” diyemediniz mi? Kime ait olduğunuzu ne çabuk unuttunuz?
Şimdi boğazınıza atılacak daha kaç günlük kaç düğüm var? İçinizden dökülüyor mu bütün çekmeceler?
Ellerinizin arasında küçüldü dünya bir sus payı…
Ve bir gün gitti kadın… Size cevaplanması mümkün olmayan sorular bıraktı…
             *   Hayal Bilgisi Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi | 6   *

Ayşe ÜNSAL          

6 yorum:

arkashx dedi ki...

evet ağır olmuş..bir kadının ağladıkları sitemleri hep ağır olur zaten..müthiş anlatmışsın..ama bay'ı da dinlemek gerek derim..bir gün herşey bitebilir birgün eskisi gibi olmayabilir birgün anılara dönüşebilir ve yarın bambaşka birgün olabilir..vicdanın gücü ve sesi aşkın elinden çekip almaya yetmeyebilir mutluluğu..yüreğine sağlık..

Kitapkolik.Net dedi ki...

Daha önce sitemizde hep kitap ödüllü yarışma duyuruları yaptık. Bu sefer de sizlerden köy okulunda kurulacak kütüphane için kitap talep ediyoruz. Evinizde boş duran kitaplarınızı okulumuza yollamanızı rica ediyoruz. Aynı zamanda bu projemizin daha geniş kitlelere ulaşması açısında blogunuzdan duyurursanız çok memnun oluruz.

Detaylı bilgi için: http://www.kitapkolik.net/koy-okulu-icin-kutuphane-projesi (projenin yürütüldüğü web site)

Ebr-i Nisan:) dedi ki...

Eyvallah dostum ;)

Karşı tarafın söylediklerini bildiğimiz için bu satırlar... ve aslında hafifletilmiş halde bile denebilir..

İnsanda tercih çok önemli, bir başkasının kalbini yağmalama hakkına kimse sahip değildir.. seven kan kaybeden aşkı sarıp sarmalamaya çalışırken karşı taraf o insanı olası bir yalnızlık durumu için bir köşede beklesin diye dürüstlükten, vicdandan ve cesaretten yoksun davanışlarla günden güne katlediyorsa... söylenenler o insana ne kadar bıçak olur ki..

İnsanlar en çok korkulacak canlılar..
hele de şu zamanda..

destiny dedi ki...

Yazı çok güzel de,
yorumunuz yazıdan daha da güzel !
Yürek konuşmuş satırlarda..

Ebr-i Nisan:) dedi ki...

:) teşekkür ederim :)

Şimdi farkettim yorumumu.. Bunu hak eden daha da fazlasını hak eden ne çok insan var.. yazık..

Allah her daim iyilerle karşılaştırsın inşaallah..cümlemizi..

Serpil Küçükarslan dedi ki...

Gözlerinde öldüğüm, oysa ben seni içimde/n öptüm ...Keşke sessizliğimi alkışlamasaydın ..Yokluğunu, varlığınla aldatmasaydın ..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...



Counters
Free Web Counter