Cumartesi, Temmuz 17

"Eğitim Şart!" İyi ki şart ! yoksa napardıK !!




İki gündür aynı konuyu tartışıyoruz..
konuşuyoruz konuşuyoruz..
sonra bir bakmışız bir çemberin içinde dönüp duruyoruz..


konu vahim..konu ciddi..
nerden mi çıktı,işte şu şikayet ve cevaptan:













Bu duruma uyan, uymayan, uymaya yeltenen ama aslında kıyısından kurtaran durumların yumağında çözülmeye çalıştıkça düğümlenmiş durumdayız..


birimiz diyoruz ki "yok ben  katılmıyorum..yeni neslin bozulduğu falan yok..eskiden öğrencilerin farklı davranmalarının da öğretmenlerinden kaynaklandığını sanmıyorum ..olsa da çok azdır bunu yansıtan durum..ayrıca verilen para o öğrencileri ancak sınıfta tutmaya yeter..!?"

buna karşılık olarak gözüme batanlar kulağıma çalanlar sesini yükseltiyor..
anlatılanlar geliyor gözümün önüne..
daha 1.sınıfta bilgiye aç çocukların öğretmen masasında uyuklayan öğretmenlerini 'bizi döver' diye uyandırmaya korktuğu kareler..

bu paraya bu kadar olur zihniyetiyle vicdanını bilmem ne yapan öğretmenlerin açın şu sayfaları okuyun sınavda sorumlusunuz cümleleri çalınıyor kulağıma..

sonra durmadan vara yoğa rapor alan..zora gelemeyen..
engelleri aşmasını bilemeyenler geliyor..

ve bunlara karşılık iyi mi, bu insanlar "nesil bozuldu "diyor..!
e de bakalım!
burda haksız mıyız???

sonra duraksıyorum..bir taraftan diyorum ki ben de isterdim etrafımda iyi örnekeler görmek kötü örneklere şahit olmamak..bilmemenin ve henüz karşılaşmamanın rahatlığıyla "yeni nesil bozulmadı" diyebilmeyi isterdim..
bilmek sırtına böyle yük oluyor insanın..
**
buna karşı çıkan öğretmen arkadaşlar..kendini o genellemenin içine atılmış hissedenler..
derken Yılmaz Özdil'in Beyaz Show'daki bir konuşmasına denk geliyorum..

ve Yılmaz Özdil diyor ki:"biz doğuda güneydoğuda açlık çeken çocuklara üzülürken kendi çocuklarımıza bin liralık bin beş yüz liralık cep telefonları veriyoruz,sonra bin beş yüz liralık telefonu cebine koyduğumuz çocuğu ayda bin lira maaş alan 30 gün çalışan öğretmene emanet ediyoruz.!Bu aptallıktır! Telefona verdiği parayı öğretmenine vermeyen millet gerizekalı kalmaya, okulsuz kalmaya mahkumdur!!" e gel de katılma şimdi buna !

ve şöyle devam ediyor Özdil: "vatanını seven varlıklı insanlar elini taşın altına koyarak sürekli kampanya yapıyor..bu kampanyalar yüzünden aslında devlet dediğimiz mekanizma kendi altlarına makam arabaları alarak okulları sizin üstünüze yıktı!..Bari öğretmenleri bizim üzerimize yıkmasın..
Bu ülkenin öğretmenlerine ayda 1000lira maaş vermeye devam edersek biz okul yerine saraylar da yaptırsak o çocuklar beyinsiz kalmaya mahkumdur!..(..)"

şimdi hangi taraftayız..içimde bir ses bu paraya bu kadar olur diyen öğretmenin yanına yanaşıyor sanki biraz biraz..sonra geri çekiliyor..
haksız mı değil..Yılmaz Özdil de kesinlikle haklı..

Gelin suçluyu bulmaya çalışalım..
sizce kim olabilir???


Devlet denen mekanizma,değerleri kendilerince saçma bir ayrımla paylaştırıp bu ayrıma göre de insanları emeklerinin tam tersi istikamette maaşa layık görüyorsa hak verdiğimiz insanların arasındaki dengeler de bozulur tabi..






Her gelen hükümet eğitim sistemini yap boza çevirip,kendi adamını yerleştirme politikası izlerse eğitim sistemi yalama olur tabi..

Cahillik ve eğitimli insan sayısını açık ara farkla geçen yarı cahil insan modeli -ki bu model tv'ler başta olmak üzere genel yayın organlarının dejenerasyonu,asimilasyonu ve buna göz yuman zamanın hükümetlerinin katkısıyla bu hale gelmiştir- sayısını artışı da yadsınamaz tabi..bu doğrultuda eskiden "eti senin kemiği benim" tabiri kullanan veliler şimdi "çocuğuma dün kaşını kaldırmışsın edasıyla öğretmen karşısına geçebilecek konumda görüyordur kendisini tabi..!

Bunların yanı sıra saygı yoksunu yetişen,yaptığı saygızıslıklara hakaret boyutuna getirttiği öğretmenin hakaretlerine karşı sırıtmaktan başka tepki vermeyen,liseye geldiği halde çarpım tablosu,sayı doğrusu bilmeyen(fen bilimleri hak getire..),okumayı yeni çözmüş bir hal izleyen yeni nesil adı altındaki öğrenci versiyonuna öğretmenlerin nasıl bir tutum takınacakları tartışılır tabiiiiii!...

bu çocukların bu hale gelmesine sebep başta aileleri ve daha sonra 'tekrar başa dönüyoruz!' ilköğretim öğretmenleri olmak üzere suç çemberi içinde dönme dolap oynarlar tabi..!

geçim derdiyle,evdeki sıkıntısını işine yansıtmama çabasını birbirine bulayan öğretmen bir yerde pes de diyebilir tabiii!...

buna bir de öss de ne gelirse bahtıma hesabına göre denk gelen ve sevilmeden okunan ve icra edilen meslekler göz önünde bulunursa..
ardından da hala atanamayan öğretmenlerin bitmeyen çilesi eklenirse..

çıldırma aşamasını çoktan geçmiş olduğumuz farkedilir tabi...


eee şimdi suç kimde???!!!

suçlu bulmaya kalkarsak bu kalabalık giderek artacak da!..

ders kitaplarında belgesellerde..tv programlarında(sağlık eğitim gibi) ,reklamlarda(cemyılmaz:)ve herkesin dilinde dolaşan bir cümledir oysa "eğitim şart"..!
...
"Eğitim şart!"iyi ki şart yoksa napardık!!




4 yorum:

Adsız dedi ki...

malesef demekten başka cümle kuramıyorum...

Ebr-i Nisan:) dedi ki...

:)

Anne Café dedi ki...

bu bloga bayıldım. okuyanlara, okuyacak olanlara faili meçhul olmayan bir kıyak yapmışsınız bu sayfaları yazmakla.

Ebr-i Nisan:) dedi ki...

Çok teşekkür ederim, ne mutlu ettiniz beni..
Hoşgeldiniz..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...



Counters
Free Web Counter